UNESCO’nun Atatürk’le ilgili Kararı

Türk milletinin kurtarıcısı Atatürk emperyalist güçlere karşı milletiyle birlikte verdiği kurtuluş mücadelesi esaret altında olan milletlere ileride büyük bir “özgürlük ışığı” olarak yanmıştır.

Mustafa Kemal Kurtuluş mücadelesini “Ya İstiklal, Ya Ölüm” sloganı ile başlatmış, sonucunda da işgal güçlerini tüm Anadolu’dan söküp atmayı başarmış bir liderdir.

Anadolu’nun düşmanlardan temizlenmesi sonrası Genç Cumhuriyetin sağlıklı bir şekilde yürümesi için çağdaş adımlar atmış, bilime, sanata dayalı modern bir Türkiye’nin gelişmesi ve ilelebet var olması içinde ömrünün sonuna kadar mücadele vermiştir.

Gerçekten Atatürk’ün yıllar içersinde edindiği kültür birikimi, fikir yapısı O’nun devrimlerine damgasını vurmuştur.

Bugün Atatürk’le hesaplaşmak isteyenler, Atatürk’e dil uzatanlar ve O’nun milletine bıraktığı emanetleri yok etmek isteyenler neyle dans etmeye kalkıştıklarını iyi etüt etmeliler.

Atatürk’e dil uzatanlar, Atatürk’ün değerini hala kavramamakta inat edenler bilmelidirler ki;

Atatürk’ün ne büyük bir lider olduğunu, icraatlarının, Devrimlerinin değerini UNESCO’DA kavramış olacak ki, 1981 yılını dünyada “Atatürk Yılı” olarak kutlanmasına karar vermiştir.

UNESCO’nun, Atatürk’ün 1981 yılındaki 100. Doğum Yıldönümü dolayısıyla aldığı kararların dayandığı gerekçeler, Atatürk’ün “Ulusal Mücadele ve Çağdaşlaşma Lideri” olmak evrensel niteliklerini ortaya koymakta ve dayandığı gerekçelerle, Atatürk’ü yetiştirmiş bir ulusun mensubu olarak, hepimize kıvanç vermektedir.

UNESCO 1945 yılında kurulmuş ve bu kuruluşa 193 ülke üye olmuştur.

UNESCO’nun açılımı ise Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyinin bir kolu olup, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütüdür.

UNESCO 27 Kasım 1978 Yılında Paris’de yaptığı bir toplantıda,1981 yılının “Dünya Atatürk Yılı” olarak kabul ve ilan etmiştir.

Bu kararın önemi ise; UNESCO tarafından doğum günü kutlanan başka bir lider yoktur, şu ana kadar da başka bir lider için kutlama kararı verilmemiştir. UNESCO’nun Atatürk’ü değerlendirmesi ise başta bizim içimizdeki Atatürk düşmanlarına ve ayrıca tüm insanlığa bir ders niteliğindedir.

27 Kasım 1978 Tarihli UNESCO Genel Kurulu’nun kararında:

“UNESCO Genel Konferansı; Uluslararası anlayış işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümü’nde, 1981 yılında anılacağını hatırlatarak, UNESCO’nun ilgilendiği tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutarak, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğunu kabul ederek, dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın, sürekli barışın kurulması için çalışmalarının olağanüstü bir örnek olduğunu ve tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımını gözetmeden, bir uyum ve işbirliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak, eylemlerini her zaman barış, uluslar arası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Atatürk’ün kişiliğini ve eserinin çeşitli yönlerini ortaya çıkarmak üzere, 1980 yılında yapılacak sempozyum hazırlıkları için Türk Hükümeti ile UNESCO’nun işbirliği yapmasına karar verilmiştir.”

UNESCO’nun aldığı bu karar gereği dünya tarihinde bir ilk olarak Atatürk’ün 100 doğum yıldönümü olan 1981 yılı “Atatürk Yılı” olarak kutlanmış dünya bu büyük lideri fikirlerini bir kez daha tanıma ve anlama şansı bulmuştur.

Türk milletinin yabancıların “100 yılda bir böyle bir lider gelir” gelir dediği Ulu Önderine, Atatürk’üne dünden daha çok bügün sahip çıkması gerekmektedir.

Dünyanın gıptayla baktığı bu lideri iyi anlamalı, O’nun emanetlerine hıyanet değil, sahip çıkılmalıdır.

UNESCO’nun bu önemli kararı Atatürk’ün değerini, Atatürk’ün eserlerini kimsenin “göz ardı” edemeyeceği, Atatürk’le hesaplaşmak yerine Atatürk’ün bütün dünyanın da kabul ettiği fikirlerini, devrimlerini korumak ve kollamak herkesin hedefi olmalıdır.

Bu ülkede “yeni sahte Atatürkler” aramaya, yaratmaya gerek yoktur. Tüm dünyanın da hakkını teslim ettiği Atatürk halen dimdik fikirleriyle, eserleriyle ayakta durmaktadır ve ilelebet de duracaktır.

Osman Özeker 28.11.2011

Kaynak: http://blog.milliyet.com.tr/unesco-nun-ataturk-le-ilgili-karari/Blog/?BlogNo=336231

Print Friendly

Leave a Reply