OYUN BİTTİ

Feza Tiryaki – Haberler
05 Ağustos 2013

Oyun çoktan bitti ama bitmemiş gibi yapıyoruz. Bilmiyormuşuz gibiyiz oyunun bittiğini. Herkes üç maymunu oynuyor. Üç maymun dolu çevremiz. Gözleri, kulakları, ağızları kapalı üç maymun kılığında koskoca gazeteciler, yazarlar, siyasetçiler, bilim insanları, iş dünyası, adamlar, kadınlar…

Bugün, 5 Ağustos 1921 günü, kurtarıcımız, devletimizin kurucusu büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Orduları Başkomutanı olduğu gündür.

Böyle bir güne Türk Ordusu’nun dağıtılmasının, Atatürk’ün Ordusu olmaktan çıkarılmasının, cezalandırılmasının denk getirilmesi rastlantı olabilir mi?

Bu tarihten iki gün önce yıllardır üzerinde ince ince oynadıkları Türk ordusunu bitirdiler. Alışılmış, yıllardır süre gelen tüm geleneklerini yıktılar, ordu komutasına siyasi iktidarca el konuldu. Daha önce hiç yapılmayanlar yapılarak suçlamalarla, suç atmalarla, düzmece tutuklamalarla, uyduruk davalarla Atatürk’ün askerleri işten el çektirildi, yerine teröristlerle mücadele değil müzakere yapacaklar, akılları sıra vatanı gözden çıkaracaklar getirildi.

Gericiliğe göz yumanlar, Türk vatanı üzerinde oynanan küresel oyuna ses etmeyecekler…

Yine bugün beş yıldır sürdürülen bir acı gülmece olarak akıllara durgunluk veren, bitecek gibi görülmeyen, daha otuz yıl sürebilir denilen dava gülmecesi aniden sona erdirilecek. Belki de erdirildi, düzmece kararlar çoktan okundu. Özellikle Silivri’nin önünü, geçen aylarda yaşanan aynı öykünün tekrarını, polislerin gelenlere güç gösterisini, yolların polislerce tutulmasını, gelenlerin az sayıda bir avuç genç olduğunu, milyonların yine yollara çıkamadığını gördükten sonra ne televizyon açtım, ne radyo dinledim, ne de bilgiağına baktım neler oldu diye. Neler olduğunu, olacağını adım gibi biliyorum çünkü. Hep aynı çirkin oyun. Oysa oyun bitti!

Gazeteler Türkiye nefesini tuttu, kararı bekliyor diyorlardı ya, o tutulmuş nefesleri arıyor gözler. Hani neredeler? Herkes işinde gücünde görülüyor.

Güneş gazetesi sayfası kadar başlık atmış: “Rüya gerçek oldu!”

Ne rüyası? Kimlerin rüyası? Türk’ün Ergenekon’a yeniden sokulması mı? Vatanından sürülmesi mi? Ergenekon’da sıkışıp kalması mı? Böyle bir günün başlığı mı bu?

Değil ama bu da oyunun bir parçası. Yeraltında kıytırık bir araca binen zevat bilmem neli rayda yolculuk etmişmiş.

Etmeseniz ne olur, etseniz ne olur? Su altından geçseniz ne olur, su üstünden geçseniz ne olur?

Darmadağın ettiğiniz vatan kurtulur mu?

Terör örgütüne, dolayısıyla küresel çeteye bıraktığınız yerleri size geri verirler mi? Devleti bilerek isteyerek çektiğiniz, kanlı eşkıyaya teslim ettiğiniz Türk vatanının bazı bölgelerini yeniden kurtarır mı bu?

Türkiye on bir yıl önceki Türkiye olur mu?

Ermeni’ye peşkeş çekilmekten kurtulur mu topraklarımız?

Katil başının bir numaralı parti sözcüsü, bölücülüğün temsilcisi sözde seçilmiş bir belediye başkanı bir iftarda konuşmuş. İçinin fışkısını dökmüş. Osman Baydemir. Ne bunu duyan, ne anında tutuklayan ne de bu denilenlere şaşıran, tepki gösteren var.

Irak’ta, Suriye’de iki Kürdistan (!) kurmuşlar. İran’da da kuracaklarmış.

Adamın ağzı ishal olmuş sözlerini tutamıyor:

“Türkiye’de de bir özerk Kürdistan kurulacak. Diyarbakır’ın ismi değiştirilerek “Amed”yapılacak. Başşehir Amed olacak.”

Siz bu kadar konuştu sanın. Devamı geliyor. Bütün bu kurdukları yerler, dört sözde başşehir Ermenistan’la birleşecekmiş. Ürdün de katılacakmış aralarına. Büyük Kürdistan hayat bulacakmış.

İmralı adasında ömür boyu hapisle yatan azılı cani için Ermeni diyenlere, asıl adının Agop “bilmem ne yan” olduğunu yemin billah söyleyenlere gülüp geçenler, inanmayanlar şimdi inansınlar.

Bunlar çatır çatır asker sivil insanlarımızı öldürürken, insan hakları, kültürel haklar diye çocukça çığırtkanlık yapan aymaz aydınlar, gazeteci bozuntuları, siyasetçi eskileri de utansınlar.

Hele hele muhalefet partilerinin yöneticileri, başkanları yerin dibine geçsinler eğer utanmaları varsa.

Ne verilirse verilsin az geleceğini, bunların Ermeni uşağı olduğunu, yayılmacılara hizmet ettiklerini, vatanı bir an bile düşünmeden Ermeni’ ye vereceklerini kör gözleriyle artık bir zahmet görsünler!

Adamlar söylüyor niyetlerini, saklamıyorlar ki!

Oyun bitti!

Türk’ün diriliş Destanı Ergenekon’la başlattıkları oyun bitti. Olmayan davaya, olmayan örgüte, olmayan suçlara savunma yapıldı. Saf saf, bu sonu belli, önceden yazılmış oyuna avukatlar, bilen bilmeyen, yargı insanları katıldı.

Öyle seyretti seyredenler. Öyle izledi izleyenler…

Oyun bitti.

Ne diyor iktidarın başı,- şaka gibi ama değil, gerçekten buranın adı böyleymiş- Arenamega adını verdikleri bir yeri açarken:

“Türkiye’de artık buradan geriye gidiş yok!”

“Millet sandıkta neyi, kimi işaret ediyorsa, herkes buna boyun eğmek, bunu kabullenmek, bunun gereğini yapmak zorundadır.”

Boyun eğmek, isteyerek veya istemeyerek katlanmak demektir. Katlanın deniyor halka. Katlanmak, boyun eğmek, istemeden razı olmak. Tıpkı padişah döneminde tek adama, padişaha katlananlar gibi. Düşman işgaline katlananlar gibi. Yanlış kararlara katlanmak… Haksızlığa katlanmak…

Bu işin sonu belli, nereye gideceği belli, sonumuz, bunlara karşı bir şeyler yapmazsak, birleşemezsek, tek yürek olmazsak belli…

Kimse kimseyi kandırmasın artık.

Oyun bitti!

Feza Tiryaki
İLK KURŞUN

Print Friendly

Leave a Reply