Küreseller Erdoğan’ın Kontratını Olimpiyat Madalyası ile Uzatacak mı? – Açık İstihbarat

İstanbul’u bir ulusal şehirden ; küresel planın şehir devletlerinden birine dönüştürme projesinin ilk safhası metro projesi ile atıldı.

Metro altyapısına ilk finansmanlarından biri  küresel baronların ağababası Rothschild hanedanının Avusturya’daki “küçük” bir bankasından sağlandı.

İstanbul’u gözünü kestirenler bir dizi üst düzey toplantıda, Türk bürokrasisini ve elitini çevreledi.

2004 yılında NATO zirvesi ve 2007 yılındaki Bilderberg zirvesinde ,

“bu şehirden bizde payımızı istiyoruz”

sözleri kulaklara takıldı.

Bu toplantılardaki konuşulanlar üzerine  şehrin her yerine Türk Bayrağı dikme karşı hamlesi gerçekleşti.

Tayyip Erdoğan’ın  küresellerin şehir devlet projesinin has memuru olarak Türkiye’nin başına getirilmesi ile birlikte İstanbul’un yıldızı iyice parladı ve altyapısına dış finansmanla ciddi yatırımlar yapılmaya başladı.

TOKİ’nin şehrin dışına inşa ettiği konut projeleri ile insanlar şehir merkezinden uzaklaştırılırken, kitleleri şehrin dışına ulaşımını kolaylaştırmak için metro ve ulaşım altyapısında bugüne kadar yapılmamış hamleler gerçekleştirildi.

İstanbul’un bir çekim merkezi haline getirilmesi küresellerin Anadolu’daki emelleri ile de birebir uyumlu bir proje idi.

İstanbul’a yığılan kitleler Anadolu’da ki köyleri ve bu köylerin hinterlandı olan devasa arazileri boşalttı. Tesadüfe bakın ki, “faiz lobisi düşmanı” “Müslüman” görünümlü Erdoğan hükümeti , binlerce hektar araziyi tek bir kalemde küresel maden şirketlerinin üzerine geçiren maden yasalarını geçirdi.

Kanal İstanbul projesi ile İstanbul’a fazladan yığılacak milyonları da düşünürseniz; Anadolu’yu küresellerin projeleri doğrultusunda boşaltma hedefinde bir adım daha katedileceği  ortada. Bu konuda ayrıntılı analiz için bkz : İstanbul’u Türksüzleştirme Projesi : Yeni Boğaz

İstanbul’da kentsel dönüşüm başlığı altında bir kültürel pogrom hareketi başlatıldı.

Sulukule’ye mi göz dikildi… hemen bir “Roman açılımı” uyduruldu, Kibariye’ye 1-2 şarkı söylettirildi, Erdoğan bildik söylevlerinden birini söyledi.. Roman vatandaşlarımız bir baktılar ki, Sulukule altlarından alınıp TOKİ’nin kibrit kutularına tıkılıvermiş.

Bu kültürel pogromun daha sinsi ayağı ise gökdelenler aracılığı ile gerçekleştiriliyor.

Bir bölgeyi halktan temizleyip, elitler için açmak mı istiyorsunuz…

Hemen o bölgenin ortasına bir gökdelen veya lüks merkez dikiyorsunuz…

Gökdelen dalga etkisi ile çevresindeki her menkulun fiyatını yükseltmekle kalmıyor , çevredeki herşeyin fiyatı gökdelende yaşayanlara uymaya başlıyor.

Bu durumda Bomonti’de, Mecidiyeköy’de, Sanayi Mahallesi’nde yaşayan insanlara taşınmaktan başka çare kalmıyor. Hiç kimsenin zorlaması olmadan, gönüllü olarak.

ŞEHİR DEVLET projesinde son ayak İstanbul’a Olimpiyatların verilmesidir.

İşin sırrı semantiğinde gizli.

Olimpiyatlar İstanbul’a verilir, Türkiye’ye değil.

Dünyanın en önemli masonik teşkilatlarından biri olan Olimpiyat Komitesi, sembolünden söylemine kadar herşeyi ile ŞEHİR DEVLET projesinin yanındadır.

İstanbul’a Olimpiyatların verilmesi , bu bağlamda, şehirde 2000’li yılların başlarında başlatılan dönüşümün son ayağı olacaktır.

Şehir merkezinde el konulmayan/konulamayan bir kaç büyük arazi de, Al-i çıkarlar ve olimpiyat adına  dönüştürülerek, uluslararası bir komitenin İstanbul üzerindeki hakimiyeti pekişecektir.  (Bkz. Haydarpaşa, Galata, vs.)

Keza ; bu organizasyon için Türkiye’nin yapacağı borçlanma, Abdülmecit’in Dolmabahçe Sarayı’nın inşaası için yaptığı borçlanma gibi zamanı geldiğinde finans dengeleri açısından bardağı taşıran son damla görevi görecektir.

Bu nedenlerle küresel ve masonik bir teşkilat olan Olimpiyat Komitesinin olimpiyatı İstanbul’a vermesi aynı zamanda ŞEHİR DEVLET projenin taşeronu Erdoğan’ın kontratının 2020 yılına kadar uzatıldığı anlamına gelir.

Bu nedenle bu akşamki Olimpiyat şehri seçimleri Erdoğan için hayati bir sinyali de bünyesinde barındırıyor.

Bu seçimi kazanırsa keyfi , sözleşmesi uzatılan taşeron kadar yerine gelecek ve kendisine bu görevi veren küresel patronlarını memnun etmek için elinden geleni ardına koymayacaktır.

Bu vesile ile çıkarılacak özel bir Olimpiyat Kanununa da hazır olun.

Kentsel dönüşüm için çıkarılan gestapo kanununun, bu Olimpiyat Kanunu’nun yanında izci yönetmeliği kadar masum kalacağına emin olabilirsiniz.

Bu gazla 2023 yılında Yeni Cumhuriyet’in 1. Devlet Başkanı olma hayalleri yeniden canlanacak olan Erdoğan’ın bu milletin başına daha ne çoraplar öreceğini izleyip göreceğiz.

Küresellerin vereceği Olimpiyat madalyası bu toprakların ve milletin başına asılan yeni bir yafta olacak.

Açık İstihbarat

Print Friendly

Leave a Reply