MAKALE – HÜRRİYET AVUSTRALYA: TÜRKİYE NASIL BORÇLARINI SİLER VE DÜNYANIN EN ZENGİN ÜLKESİ OLUR

AAKM Makale - Hürriyet - ÖmerCan Banner 2013.v2 Medium

TÜRKİYE NASIL BORÇLARINI SİLER VE DÜNYANIN EN ZENGİN ÜLKESİ OLUR

Geçen Mayıs ayında AKP hükümeti büyük bir iş başarmış gibi gocunarak Dünya Bankası İMF’ye borcumuzu ödedik hesabı kapattık diye koltukları kabara kabara Türkiye ekonomisinin ne kadar iyi durumda olduğunu ifade etmişlerdi. Adam akıllı ekonomik durumumuzu, özellikle Türkiye’nin dış borçları ne kadardır ve bu borçlar kimleredir diye biraz araştırınca, tahmin edildiği gibi ‘’Erdoğan ve AKP hükümeti yine halkın gözünü boyamaya devam ediyor’’ demekten kendimi alamadım. İMF ile mali ilişkilerimiz 52 sene önce başlamış, yani ilk borcumuzu 1961 yılında almışız. 2002 yılında AKP hükümeti yönetime geçtiğinde İMF’ye borcumuz 23.5 milyar dolarmış. Ama Erdoğan’ın açıklamadığı Türkiye’nin 2002 yılında tüm dış borçların 120 milyar dolar olması idi. IMF borcu kapandıktan sonra ise 2013 yılı Nisan ayı sonunda tüm dış borçların miktarı ise 340 milyar dolardan fazla ve her geçen gün bu borç daha da çok artıyor. İşte bunu gündeme getirmiyorlar. 2003-2012 yılları arasında Türkiye 210 milyar dolarlık dış borç yapmış. Dış borçlarımız %162 artma göstermiş. 340 milyar borcun üç de biri yani 110 milyarı direk hükümet tarafından icraatlar için ve Merkez Bankası için borç olarak alınmış. İsteyenler http://www.tradingeconomics.com/turkey/external-debt İnternet adresinden ve diğer sitelerden bu verilere bakabilirler.

AKP iktidara geldi geleli, Cumhuriyet’in kurduğu ve işlettiği tüm kurum ve kuruluşları, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT)’leri özelleştirip paraya çevirdi ve artık bir ikisinin dışında satılacak fazla bir şey de kalmadı. Etibank da bu satılabileceklerden birisi. Eti Bor A.Ş. anladığım kadarıyla Etibank’ın bor ile ilgili pazarlama birimi. Bor madeni hakları hükümet elinde ve satılacak diye söylentiler son beş yıldan beri işitilmekte. Eğer Etibank satılacaksa mutlaka Eti Bor A.Ş. ile ilişkisinin kesilmesi gerekli. En az 800-1000 seneye yakın süreyle dünyaya yetecek kadar, Türkiye’de, yaklaşık 2.5 milyar ton bor rezervi bulunduğunu söyleniyor. Asıl değeri 9 Trilyon Dolar, dikkat 9 Milyar veya 9 Milyon değil, dikkat edin. Söylentilere göre 40 Milyon dolara ABD şirketine satılabilirmiş, ne derece doğru bilemiyorum ama, borla çalışan araba üretildiği ve 600 den fazla uluslararası motor patentlerinin olduğu da söylenmekte. Maliyeti 200YTL olan 1 kg bor ile 1100kg ağırlığındaki bir otomobil sabit 100 km süratle giderse 19,000 km yol yapabiliyor; bu demek oluyor ki Petrole son. Batılı ülkeler bor işletmeciliğinin kansere yol açtığını iddia ederek bor madeninin den piyasayı soğutma ve alış fiyatlarını düşük tutma çabası içerisindeler. Oysa bu mucize maden kanser tedavisinde bile kullanılmaktadır. Yani anlayacağınız, Türkiye yine kıskaçta. Geleceğin en zengin ülkesi olmak için en önemli kaynakların büyük çoğunluğu elimizde iken, AKP hükümetinin hatalı bir özelleştirme yapması ile çok ama çok büyük bir zenginlik kaynağını elimizden kaçırılabilir. Türkiye’nin tüm borçlarını silmesi ve dünyanın en zengin ülkesi olabilmesi kendi elinde.

Bir arkadaşım geçenlerde Türkiye’ye tatile gitti ve Facebook da şunları yazmış; ‘’Nerede kaliteli bir iş gördüysem, nerede eğitime yönelik olumlu yapıtlar ve kararlar alınmışsa, nerede tarihimizi korumak için bir yapıt yapılmışsa, nerede bir toleranslı kişiyle tartıştıysam, nerede dini alet etmeden konuşan birisiyle tanıştıysam ve nerede öbür dünyaya bakmadan ülkesini ve insanını tam anlamıyla seven kişilerle tanıştıysam, bu kişiler aynı zamanda hep Atatürk’ü seven ve sayan kişilerdi. Bu bir tesadüf değildir arkadaşlar. Atatürk’ün eserleri ve düşünceleri benim için yaşamaktır. Türkiye’m de bunu bir kez daha anladım. Atatürk olmasaydı ne olurdu? Sorusunu düşünmek bile istemiyorum.’’

Ben de kendime sormadan yapamıyorum, eğer Atatürk’ün önderliğinde onun öncülüğünde, ümmetçilik yerine milliyetçilik le dolu bir hükümetle yönetiliyor ve elimizdeki kaynakları daha akıllı kullanıyor olabilseydik neler olurdu?

 

Saygılarla,

Ömer Can Şirikçi

omercan.sirikci@ataturk.org.au

AAKM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Bu Makale  Hürriyet Avustralya Gazetesi 28. Sayısında 9 Temmuz 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

Print Friendly

Leave a Reply