Nihai Hedefe Ulasana Kadar

“nihai hedefe ulasana kadar, her yöntem ve yol mübahtır”. Bu söz fetullah gülene aittir. Bunun içine yalan söylemek ve insanları aldatmak da girer. yeter ki, ‘hizmet’ kesintiye uğramasın. hizmet denilen çalışmanın en büyük özelliği, sessiz ve derinden olmasıdır. bu gizlilik de güçlü oluncaya kadar devam edecektir. cemaatin temel felsefesi budur…”
Fethullah Gülen’in amacı; devletin tüm sistemlerine İslam hükümlerini egemen kılarak, teokratik bir İslam diktatörlüğünü kurmaktır. Bu amacına ulaşabilmek için de topluma, Hoşgörü ve Barış mesajları vermeye yönelik ılımlı bir cemaat lideri portresi çizmeye özen göstermektedir.

Fethullah Gülen, hiçbir kuvvet tarafından geri adım atmaya zorlanamayacağı bir duruma ulaştığında, Atatürk ilke ve inkılaplarını ortadan kaldırmayı, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini yıkarak, şeriat esaslarına dayalı bir rejim kurma amacını bu ılımlı görünüm altında gizlemektedir. Çünkü; Fethullah Gülen ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflerine ulaşmanın yıpratıcı olduğunu tespit ederek, kurulu sisteme ters düşme yerine, onunla barışık, ama onu içten içe ele geçirici bir politikayı yeğlemektedir. Bu sebeple, birinci hedef olarak; asker, sivil ve emniyet teşkilatında örgütlenmek esas alınmıştır.
Bugün Fethullah Gülen; faaliyetlerinde gösterdiği gizlilik, taraftarlarının kendisine bağlılığı, etkili, kararlı ve merkeziyetçi yöntemi, siyasal yaklaşımı ile ülkemizin en güçlü ve en etkili irticai yapılanmasını oluşturmuştur.
Bu sahis, simdi bazi vakiflarin adi altinda ABD’de de okul acip yonetmektedir, Rusya ve Ozekistan gibi ulkelerde mederese tipi gibi actigi okullar kapatilmis olmasina ragmen. Onun actigi okullar Hollandada sorusturma altina alinmistir. Ayrica bu okullari acip yonetmek icin kullandigi $25 milyar dolara yakin oldugu iddia edilen servetinin nereden geldigi belli degildir.
F.Gülen grubunun yurtiçinde 199 okulu, 201 dershanesi, 25 bin kapasiteli 240 yurt ve pansiyonu mevcuttur. F.Gülen grubunun kontrolündeki bu okullar, İmam Hatip liselerinin orta kısımlarının kapatılmasından sonra irticai kesim tarafından rağbet edilen eğitim kurumları haline dönüşmüş, 200 civarında vakıf ve 200 civarında şirket tarafından desteklenir hale getirilmiştir.
Gulenin muhtesem serveti, nihayetinde Turkiyede devlet kontrolunu eline geciren AKP’nin kurulmasi icin kullanilmistir. Gulen ve Erdoganin iliskisi cok eskilere dayanir.
Gulen ve Erdogan ikisi de Sheikh Said-I Kurdi (1878-1960) takipcileridir, yani Nurcudur. Turkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Kurdi yeni kurulan parlamentoda bir konusma yapip yeni devletin Islam Cumhuroyeti olmasinda israr etmis, bunu Kabul etmeyen Ataturk ve diger parlamenterlere karsi gelmis, moder Cumhuriyete karsi bir savasa baslamistir.
Gulenin butun takipcileri de Nur tarikatina uye ve Nurculardir.
Erdoganin AKP’si, arkasina Gulenin ful ekonomik destegini alarak Turkiyenin asiri irticaya donusturulmesine baslamistir. AKP ilke secimlerden hemen sonar okul kitaplarini degistirmis, din derslerini mecbur etmis, ve Diyanet Bakanligina bagli sertifikali imamlari Turkiyenin devlet okullarina ogretmen olarak yerlestirmistir.
Fethullahçılar, örgütlenme ve faaliyetleri ile Devlet İçinde Devlet özelliği göstermekte ve özellikle grubun okulları, Milli Eğitime alternatif bir anlayışla yönetilmektedir. Sözkonusu okullarda görev yapacak öğretmen ve idareciler grubun önde gelenleri tarafından tayin edilmektedir
F.Gülen Nurcu grubu; hedefi olan laik, demokratik ve sosyal hukuk devletİ yerine, şeri yasaların hakim olduğu İslam Devletini kurabilmek amacıyla, devlet kademelerinin mutlaka ele geçirme doğrultusundaki çabalarını sürdürmektedir.

Fethullah Grubu Nurcular, öncelikli hedef olarak; Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet teşkilatını seçmiş olup, kadrolaşma faaliyetlerinde Milli Eğitim Bakanlığına özel önem vermişlerdir. Bu kapsamda, anılan Bakanlıktaki kadrolaşma faaliyetlerinde F.Gülen grubunun belirli mesafe kaydettiği, atama ve tayinlerde etkili oldukları bilinmektedir.
Fethullahçılar, yurt dışı faaliyetleriyle tüm irticai unsurlar içerisinde en çok dikkati çeken grubu oluşturmaktadır. F.Gülen, tarikatın yurtdışı açılımları için, başta ABD olmak üzere Hıristiyan Batı Dünyasının önemli bir tehdit olabileceğini değerlendirerek, bu çevrelere karşı ılımlı bir dini lider görüntüsü çizmeye özen göstermektedir.
Fetullah mı, Fethullah mı?
İzmir nüfus müdürlüğünden, 31.01.1986 tarihinde değişme sebebi ile aldığı 3881 kayıt no’lu kimliğinde ismi; FETULLAH’tır. Fethullah Gülen, saf insanlar üzerindeki etkisini arttırmak için ismini, “Allah’ın Fetihçisi” anlamına gelen FETHULLAH’a dönüştürmüştür.
Gülen cemaati gerçek yüzünü özelikle Türkiye’de yaşanan gezi direnişinde göstermiştir. Cemaate bağlı polis birimleri yaptılları insanlık dışı müdahalelerde bir çok sucsuz ve günahsız gencin ölümüne ve birçoğununda ağır şekilde yaralanmasına sebep olmuştur. Bu yaralılar içerisinde gözlerini kaybedneelr çoğunluğu oluşturmuştur. Türkiye’de başlayan diremnişin aynı zamanda kendisine yönelik olduğunu da bilen Gülen polisini acımasızca halkın üzerien sürmekten geri kalmamıştır.

Print Friendly

Leave a Reply