Zahide Uçar: Küresel Katilin Silahında Mermi Olmak

21. yüzyılda Müslüman coğrafyasında başlatılan “Haçlı Savaşı”nda; İslam’ı silah, Peygamberi mermi, camileri cinayet aletinde(ses duyulmasın diye) susturucu olarak kullanmaktan utanmayan Muaviye artıkları Ortadoğu coğrafyanın halkı üzerine sürüldü. Kapının kilidini içeriden açanlar, Müslümanların canını, malını, ırzını Haçlı güruha peşkeş çekti.

Türkiye’m, cennet vatanım. Bereketli topraklarım. Kadim yurdum. İnsanlığın harman olduğu Anadolu’m… Anadolu’m, Türk Yurdum, kapıyı içeriden açanlarca hançerleniyor. Ve bize din din diyenler, arsızca bu ihaneti kutsuyor.

Yıllarca Türkiye Cumhuriyeti Devletini İslam coğrafyasına sırtını dönmekle suçlayanlar, İslam coğrafyası ayaklar altında çiğnenirken, şeref ve namusu çiğnenirken alkış tutuyor. Amerikan bayrağı önünde Beyaz Sarayı kıble yapıp namaz kılanlar ile işbirliği yapıyor. Aynı amaç için ortaklık kuruyor.

Bu muydu sizin Müslüman sevginiz? Bu muydu sizin İslam coğrafyası sevginiz? Bu muydu inandığınız din?

El verdiğiniz, silah verdiğiniz, olmadı eğittiğiniz ÖSO denen katil sürüsü tekbir getirerek kafa kesiyor. Neden? Haçlı güruha, küresel eşkıyaya alan açmak, Ortadoğu’nun maddi ve manevi zenginliklerini peşkeş çekmek için.

Bakın bakalım, Peygamber ve sahabenin yaşamında hiç böyle bir kepazelik var mı?

Vicdanlarınız devre dışı kalmış. İnsanlığınız iflas etmiş. Utanmanız kalmamış. Kana susamış vampir gibi savaş naraları atıyorsunuz.

“Ölmüş karısıyla 8 saat içinde cinsel ilişkiye girilebilir” fetvası vermeye kalkan, 9 yaşında kız çocuklarının evliliğine cevaz veren, kadınların muz ve salatalık almasını yasaklamaya kalkan Amerikan vatandaşı sapkın Mursi’nin yasını tutuyorsunuz. Mısır Halkının %20’sinin oy kullandığı bir seçimde %10 oy alan Mursi’nin halkın iradesi ile seçildiği yalanını sığınıyorsunuz. Mursi’yi gösterip Güneydoğu’da PKK hakimiyetinin genişletilmesini halktan saklıyorsunuz.

Haçlı elinde oyuncak olanları alkışlayanlar;

Kendi çocuklarınıza hazırlanan tabutları meşrulaştırdığınızı görmüyor musunuz?

İstanbul’u işgal eden İngiliz askerine Türk kızlarının adını verip, adreslerine götüren,  o kapılarda;

“Ben Ayşe’yi, Fatma’yı, Zehra’yı istiyorum” diye bağıran İngiliz’e yoldaşlık eden…

Ege’de Türk kızları, kadınları tecavüze uğrarken Yunan’a rehberlik ve yoldaşlık edenlere ne çok benziyorsunuz.

Atalarımızın deyimiyle;

“Göl yerinden su eksik olmuyor.”

Din maskeli İslam düşmanları… Sakalı, örtüyü kullanan haçlı yamakları…

Hep böyleydiniz. Hep ihanette birleştiniz. Türk’ün ekmeğini yiyip çanağına işediniz.

Menderes hükümeti Cezayir bağımsızlığına kavuşurken Fransa’nın yanında yer alarak Cezayir’in bağımsızlığına “hayır” oyu kullandı. Cezayir halkı o günden sonra Türklerden nefret etti. Ama siz aynı arsızlıkla Menderes’i evliya yaptınız. Çocuklarınızı Kore’de Amerika’nın yanında ölüme yolladı. Menderes’i kutsadınız.

Özal Irak Müslümanlarını Amerika’ya sattı. Kanları üzerinden 1 koyup üç almayı planladı. Özal’a göre insan canı paraya tahvil edilebilirdi. Peygamberimizin yaşamında böyle bir uygulama var mı demeyip, Özal’ı da kutsadınız. Öyle ya, şeyhleriniz; “Özal iyi bir Nakşi müridi idi” dedi ya. O kadarı yetti size.

O pek mübarek Özal’ınız Yahudi Kürdistan’ının ilk parçasını olgunlaştırabilmek için ülkemize Amerika’nın Çekiç Gücünü yerleştirdi. Çekiç güç PKK’yı besledi, eğitti, büyüttü. O eğittiği, silah ve yiyecek verdiği PKK çocuklarınızı şehit etti. Siz çocuklarınızın katiline “Müslümandı, öldürüldü” deyip ruhuna Fatiha okumaya devam ettiniz(!)..

Şimdi Recebinizi peygamberleştirmekle meşgulsünüz. Yani, Müslüman coğrafyaya Haçlı Savaşı başlatanların taşeronlarına alkış tutmaktasınız. Şeytanın ateşine odun toplayıp, mazlumu yakmasına yardım ve yataklık yapmaktasınız.

Öyle çok cinayete, öyle çok zulme, öyle çok ızdıraba ortak oldunuz ki… Hısızlara yardakçı, katillere alkışçı, tecavüzcülere “ülkelerine sağ salim dönsünler diye” dua edici oldunuz.

Irak’ta sizler gibi davranan bir babanın kızı davet ettikleri Coniler tarafından tecavüze uğrar ve bir çocuk doğurur.

Bir daha tecavüze uğrar. Hamile kalır. Babasına şu soruyu sorar:

“-Baba, Amerikalılar demokrasi getirecek dediniz. Piçin birisi kucağımda, diğeri karnımda büyüyor. Demokrasi dediğiniz bu muydu?”

Baba başı önde sessizce odadan çıkar ve yan odadan bir el ateş sesi duyulur. Baba kızının ölümcül sorusu karşısında utancından intihar etmiştir.

Bu gidişle Anadolu kadın ve erkeklerini bekleyen son da budur!!.

Türkiye öyle bir kıskaca sokuluyor ki, bütün nefes boruları kapatılıyor.

Afganistan’dan Fas’a kadar bütün Müslüman coğrafyanın ayaklar altına alınmasında rol oynayan AKP, Ermenistan ile olan yakın ilişkileri nedeni ile Türk Coğrafyasına açılan nefes borumuz olan Azerbaycan’ı da küstürdü.

Bakın etrafınıza, tek bir dost ülke kaldı mı? Yunanistan Ege’deki adalara el koydu. Kıbrıs konusunda “kazan kazan” oynadığını sanan zavallılar şimdi neden Kıbrıs’ı ağzına alamıyor? Çünkü Kıbrıs’ı tek devlet, Rum Devleti olarak kabul ettiler.

Ermenistan “Büyük Ermenistan” hayali ile yanıp tutuşuyor.

AKP hükümetinin Suriye’ye soktuğu Özgür şeytanlar vasıtası ile Yahudi Kürdistan’ının 3. Parçasını tamamlıyor.

BOP eşbaşkanı İran’a karşı İsrail’i korumak için Malatya Kürecik’e Radar Üssü kurulmasını sağladı. Üstelik meclisten onay bile alınmadı.

Sahi, siz AKP’den önce İran’ın Molla rejimini kutsuyordunuz değil mi? AKP Amerika’nın BOP görevlisi olunca birden İran düşmanı kesildiniz. Omurgasızlığınıza, kıvırmanıza hayranız(!)…

Türkiye hızla yalnızlaştırıldı. İslam coğrafyasında haçlı İşbirlikçisi olarak damgalandı.

Haçlı seferleri geçmişte nasıl Anadolu’nun zenginliklerini yağmalamak için başlatıldı ise, aynı gerekçelerle BOP ve GOP devreye sokuldu.

Din din diye tepinenler, liboşlar, 2. Cumhuriyetçi sapkınlar, CİA’nın kucağında hamam oğlanına dönen “sözde hizmet(!)” artıkları… Bütün tepinmeniz haçlıya uşaklık yapmak için miydi? Eşkıyanın ülke varlıklarına el koyabilmesi için kapıyı içeriden açmak mıydı göreviniz?

Mezar soyguncuları, ölü seviciler sizi…

Türkiye ve Erdoğan’ın varacağı yeri Alman papaz Niemöller’in şu sözleri ile tanımlamak mümkündür;

“Önce sosyalistleri topladılar, sesimi çıkarmadım, çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladılar, sesimi çıkarmadım, çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler, benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Sizin de;

“Irak, Libya, Cezayir, Tunus, Mısır çiğnendi. Irak’ta 1.5 milyon Müslüman öldürüldü. Bütün maddi ve manevi değerleri talan edildi. Birçok Iraklı kadın fuhuşa sürüklendi. Kadınlara-kızlara tecavüz edildi. Sorumlularına üs verdim. El verdim. Yol verdim. Üstüne üstlük sorumlularına ülkelerine sağ salim dönsünler diye dua bile ettim. Kıbrıs çıkarmasında bize yardım eden Kaddafi’yi cezalandırdım. Linç edip öldürenleri ülkeye getirip tedavi ettirdim. Yetmedi, linç edenlere bavulla para dağıtarak ödüllendirdim. Suriye kana bulandı. Terörist gönderdim. Teröristleri besledim. Eğittim, silah verdim. Tedavi ettim. Şimdi sıra bana geldi ama artık bana sahip çıkacak tek bir ülke kalmadı.”

Diyeceğiniz günler yaklaşıyor.

Ne yazık ki bu iğrenç politikalarınızın karşısında duran, yazan, hatta çığlık atan bizler de bu faturayı ödemek zorunda kalacağız.

Ve sizleri, bu kepazeliğe alkış tutanları asla affetmeyeceğiz!!..

Afganistan’dan Fas’a İslam yurdu çiğnenirken alkış tutanlar, İran’ı düşmanlaştıranlar… Türk’ü Anadolu’da boğmanın planı yapılıyor KÖR MÜSÜNÜZ?

Komşularımızı düşmana dönüştürdüler.

Emperyalist devletler gene aynı oyunu oynayacak. Büyük Ermenistan sözü verilerek Ermenistan, krizden kurtarma sözü verilerek Yunanistan üzerimize salınacak. Küresel çetenin taşeronluğunu üstlenmiş PKK arkadan vurma görevini üstlenecek.

Suriye’ye vurmaktan dem vuran Obama’nın parmakla çağırdığı Davutoğlu, çok ileri demokrasi gereği meclis onayına gerek görmüyor(!)..

Mehmetçiği Haçlıya fedai yapmak için yırtınanlar;

Türk analarının Suriye’ye gönderecek oğlu yoktur. Çok heves ediyorsanız, uygulamalarınıza baş kaldıranların karşılarına çıkarmakla tehdit ettiğiniz kıllarınızın çocuklarını gönderin.

Parası olanı askerlikten muaf kıldınız. Garibanın çocuğunu Müslüman öldürsün diye Suriye’ye göndereceksiniz öyle mi?

Söyleyin, bu kirli savaşta kim şehit olacak? Vatanını savunan Suriye askeri mi, Haçlıya fedailik yapan Türk askeri mi?

Bizim dinimiz “vatanımıza ve dinimize bir saldırı olmadıkça savaşı cinayet kabul eder.”

Siz vatan evlatlarını cinayete azmettirip katil mi yapacaksınız?

Günahınıza ortak olmayacağız!!.

Bu alçak kirli savaşa hep birlikte “HAYIR” demeliyiz. Aksi takdirde bu ihanet, bu cinayet, bu aşağılık ortaklık Türk Milletinin tarihine vurulmuş kara bir leke olarak kalacaktır.

Türk Milletini 2. Bir Kurtuluş Savaşına sürükleyenler, İtilaf devletleri ile iş birliği içine girenler;

Bu millet bir Kurtuluş savaşı daha verirse,

Bir İstiklal Marşı daha yazarsa,

Hiçbir hain bu mübarek topraklarda yaşayamayacaktır. Bunu o devşirilmiş kafalarınıza iyice sokun!!.

Çünkü ihanet tamamıyla temizlenmeden yürümenin mümkün olmadığını canımızla, kanımızla öğrenmiş olacağız.

Otuz Ağustos Zafer Bayramını idrak ettiğimiz bu günde;

Türk Halkı olarak “Büyük Taarruza” hazır olmalıyız!!.

Anadolu’yu düşmandan temizleyecek Büyük Taaruza.

İLK KURŞUN

Print Friendly

Leave a Reply