Demokratikleşme Paketi’nin Ekonomik Bunalımla Ne İlgisi Var

Demokratikleşme Paketi’nin Ekonomik Bunalımla Ne İlgisi Var

demokratiklesme-paketinin-ekonomik-bunalimla-ne-ilgisi-var-2110131200_l21.10.2013 02:01

Siyaset ve psikoloji; alanım dışında iki konu. O zaman niçin böyle bir konuyu seçtiğim merak edilebilir. Hemen söyleyeyim. Öyle düşünüyorum ki, günümüzün emperyalizmi, eski dönemlerin kaba istilacı sömürgeciliğinden çok farklı, ince ve hassas bilimsel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Bu durum bana şunu hatırlatıyor. Tıp tarihi kitaplarında eski dönem ameliyatlarının nasıl yapıldığına dair resimler vardır. Bu resimlerde ameliyat edilecek hastanın bağlandığı ve birkaç kişinin hastanın elini, kolunu tuttuğu görülür. Tabloda cerrahın kaba bir aletle hastaya müdahale ederken hastanın nasıl bir acı içinde kıvrandığı yüzünden okunur. Oysa, şimdiki ameliyatlarda hasta güle oynaya ameliyata alınır, önce sakinleştirici bir iğne yapılır, operasyon sonrasında hasta yatağında uyandığında her şey bitmiştir. Günümüzün emperyalizmi de böylesi sancısız yapılmaktadır. Hasta yatağından uyandığında vücudunda bir şeylerin eksildiğini hissettiği gibi, emperyalizmin sonuçları da zamanla ortaya çıkar. Keşke emperyalizm de geçmişin sömürgecilik uygulamalarında olduğu gibi, gözümüze sokula sokula yapılsaydı.

Günümüz siyaseti, modern ameliyatlar gibi, derin narkoz kullanılarak yapıldığından, ilk anda neler olduğu anlaşılamamaktadır. İleri ülkeler tüm üniversite ve sair kamu kurumları ile bir ekip halinde siyaseti ya da savaşı yürütmektedirler. Irak’a girmeyi hedefleyen ABD, Birleşmiş Milletler toplantısında koca koca tablolarda Irak’ta çok güçlü kimyasal vurucu silahlarının saklandığı mağaraların uzaydan çekilmiş görüntülerini göstererek Irak’a girdi, ancak silahlardan bir iz bile olmadığı ortaya çıktı. Ama ABD hedefe ulaşmıştı!

EMPERYALİSTLERİN DEVREYE GİRDİĞİ AN

Günümüzde özelleştirmeler böyle aldatıcı reklamlarla yapılmakta, diplomaside çok güçlü psikolojik manevralara yer verilmekte, ülkelere yönelik operasyonlarda bizzat ülke güçleri şaşırtılıp kullanılarak ciddi tahribatlar yaratılabilmekte, hatta ülkelerin en yaşamsal kurumları çökertilebilmektedir. Hedeflenen ülkelerde amaçlara uygun siyasetçiler yaratılmakta, ya da gözden düşen siyasetçiler derine gömülebilmektedir. Tüm etkilere maruz kalan çevresel ülke halkları ise oynanan oyunda kendi payının olduğu zehabı ile demokrasi sarhoşluğu içinde savrulduğunun farkına dahi varamamaktadır.

Bütün bunları hepimiz biliyoruz ve anlayabiliyoruz olmakla beraber, bana öyle geliyor ki, günümüz koşullarında bile bile harcanıyoruz. Dünyanın en civcivli siyasi coğrafyasında,siyasi olarak en kritik dönemde, ne kötü bir kader ki, en deneyimsiz fakat bir o kadar da hırslı bir siyasi kadroyu sırtımızda taşıyoruz. Hırslı kadroların yalnızlaştırılmaları ve gaza getirilmeleri kolaydır. Hırslı tipler güçlü atılımlara aday olduklarından deneyimli anonim ekiplerle değil, acele toparlanmış yakın kadroları ile çalışmayı yeğlerler. Kadronun daralması kararların isabetsizleşmesine ve kalitesizleşmesine neden olur. İşte bu zayıf nokta emperyalistlerin devreye girdiği ve zehirlerini akıttı andır.

DUBAİ’DEN GELEN PARALAR

Türkiye 2000 IMF-Derviş programı ile ekonomik olarak derdest edilerek dünya emperyalist sisteme koşulsuz-kuralsız monte edildi. Bu süreç sıkışan emperyalizme reel ve finansal alanda yeni piyasa olanakları sağlarken, aynı zamanda Ortadoğu politikalarında emperyalistlerin misyonunu güdecek kadro oluşturmaya da elverişli bir zemin hazırlıyordu. Oluşturulan kadronun Ortadoğu’ya duhulü  sağlanırken, bu kadroya içte de politik destek sağlanması zorunda idi. İçte, bir yandan sorunlu taraflara sorunlarının çözüleceği, diğer yandan da siyasetçiye vaat etme, karşı taraftakine de umut etme alanı sağlaması sufle edilerek, demokratik görüntülü oy tabanı güçlendirildi. Taksim Direnişi’ne Kürt hareketinin destek vermemesi böylesi acı oyuna gelme sonucu olsa gerek! Ortadoğu’da rol üstlenme misyonu da siyasi kadroya Osmanlıcılık oynama hazzı veriyordu. Osmanlıcılık oynama hazzı sarhoşluğunda Ortadoğu halkı ile sembiyotik görüntülü yaşam koşulunun oluşturulması Türkiye’yi karanlığa boğarken, ülkeyi aydınlığa çekmeye çalışan kadrolardan intikam hissi ile ayağa kaldırılan karanlık güçler, emperyalizmin ülkeyi sömürmesinin de perdelenmesinde işe yarıyordu. Ne var ki, bu rolün bir bedeli de olacak idi. O bedel de ülkeye kısmen Dubai’den gelen (gönderilen!), fakat genellikle nereden geldiği belli olmayan, mali krizlerde ekonomiyi kısmen ayakta tutan finansal destekle ödeniyordu. Bu bedel ise aslında emperyalistlere değil, bizzat Türkiye’ye yük yıkıyordu. Şöyle ki, krizlerde görece su yüzünde kalan Türkiye’ye bolca giren portföy yatırımları, ekonomiye bir çöp dahi kazandırmadan bol keseden kazandığını alıp çıkıyorlardı.

GERİYE NE KALDI

Bu oyun böylece tatlı bir rüya gibi sürgit devam edemezdi. Bir yandan içte verilen sözlerin tutulmadığı görüldüğünde, diğer yandan da ekonomi üzerinde kurulan sömürü hegemonyası ülkeyi soydukça durum anlaşılacaktı. Orada da psikolojiye bürünmüş siyaset devreye girecekti. “Programlar”, “paketler”,”açılımlar” gibi ifade ve girişimlerin içi boş olmak zorunda idi. Daima beklenti yaratmak ve ümit kabartmak iç politikayı canlı tutmak için gerekli idi. Bazı safların bu ümitler peşinden koşması ise tam bir trajedi, büyük tuluatı anlayamayanların derin gafletidir! İşler yürüdüğü sürece tuluat sahnelenir. İşlerin aksadığı, aktörlerin değişmesi gerektiği durumda ise, bizzat tuluatın gerçekleşmemesinden yararlanılarak, bu kez süreç kadroların yenilenmesinde devreye koyulur. Ekonomide de aynı süreç geçerlidir. Planların, üçer yıllık Orta Vadeli, Program hedeflerinin bir türlü tutturulamaması rastlantısal olmadığı gibi, ekonomik belirsizliklerle de açıklanabilir değildir.

Türkiye ekonomi ve siyaset çaprazında bir süreçte ilerletiliyor. Irak’a silahla girildi; Ortadoğu, Arap ülkeleri, tüm Akdeniz havzası havalandırılıyor. Avrupa Birliği’ne dahil İspanya, İtalya ve Yunanistan’ı çıkarırsak, Akdeniz havzasında geriye ne kalıyor ki!    

İzzettin Önder

Odatv.com

Kaynak: http://www.odatv.com/n.php?n=demokratiklesme-paketinin-ekonomik-bunalimla-ne-ilgisi-var-2110131200

Print Friendly

Leave a Reply